Aşı(*) olarak tanımlanan maddelerin vücuda verilmesi. Başlıca amacı, aşının içerdiği antijenlere karşı özgül antikor üretimini sağlayarak bağışıklık sistemini uyarmaktır; böylece enfeksiyonun hastalığa yol açması önlenir (aşı ile koruma). Aşılama bazı enfeksiyon hastahklannın tedavisinde yardımcı tedavi yöntemi olarak da kullanılabilir (bak. aşı tedavisi). Bakterilerle oluşan enfeksiyon hastalıklarına karşı aşılama, öldürülmüş yani enfeksiyon yapıcı etkileri olmayan ya da canlı ama hastalık yapıcı etkileri azaltıldığı için yalnızca hafif ve zararsız bir enfeksiyona yol açan mikropların verilmesi temeline dayanır. Antitoksik aşılamalar çok Önemlidir; bunlar, mikroorganizmaların salgıladığı egzotoksinler(*) ile oluşan tetanos ve difteri gibi hastalıklarda kullanılır. Bu olgularda aşı, hastalık yapıcı etkilerinden arındırılmış bakteri toksinlerinden oluşmuştur (anatoksin). Canlı, hafifletilmiş virüslerden elde edilen aşılar ise çiçek, kuduz, çocuk felci (polyomiyelit), kızamıkçık, kızamık ve grip aşılandır. Bİr kez aşılama ile elde edilen bağışıklık süresi büyük ölçüde değişir. Organizmanın ürettiği Özgül antikorlar, aşılamadan yaklaşık 10 gün sonra kanda ortaya çıkarlar. Kandaki en yüksek antikor düzeylerine, kullanılan aşıya göre değişen bir sürede ulaşılır. Bu düzey daha sonra düşer. Çiçek hastalığına karşı aşılamada uzun süren bir bağışıklık elde edilir; tetanosa karşı aşılama ise kısa süreli bağışıklık sağlar. Bu nedenle etkili bir korunma için belirli aralıklarla yeni aşılar gerekir. Koleraya karşı aşılama ise yalnızca birkaç ay süren bir bağışıklık sağlar.