Solunum hareketlerinin hiç olmaması ya da geçici olarak durması. Dölütsel yaşamda fizyolojik bir olaydır, çünkü dölüt etene aracılığıyla oksijenini alır; bu durumda apne soğanilikteki solunum merkezinin yeterince uyanlmamasmdan kaynaklanır ve apneik durum ortaya çıkar. Soğanilikteki solunum merkezinin işlevini engelleyen bazı patolojik durumlarda da apne görülebilir: Üre zehirlenmesi, morfin ya da adrenalin verilmesi, karbon dioksit bulunmayan ya da yoğunluğu azalmış atmosferde soluma. Kanda karbon dioksit yokluğu (akapni) ya da azalması, fizyolojik bir mekanizma ile solunumun durmasına neden olur. Normalde 60-80 saniyeden uzun sürçmeyen istemli apneleri uzatmak için, örneğin tüpsüz sualtı dalışlarında, bu durumdan faydalanılır; birkaç dakika süreyle hızlı ve derin solumayla (hipervantilasyon) kandaki karbon dioksit oranı düşer; böylece solunum merkezi uyanlmaz ve apne gelişir. Özellikle soluma kapasitesi geniş olan kişilerde apne 4 dakikaya kadar sürebilir. Aynı nedenle apnedeki kişiye karbon dioksit vermek gerekir; bu amaçla, yapay solunum aygıtıyla verilen hava karışımında oksijene ek olarak yüzde 5-7 oranında karbon dioksit de bulunur. Refleks apne, vagus sinirinin ve şahdamarı sinüsündeki basınç alıcılarının uyarıl-masıyla ya da alveol duvarında aşın gerilmeye bağlı olarak ortaya çıkan sinir kökenli bir bozukluktur (Hering-Breuer refleksi).