Ağrı duyusunun yitirilmesi. Bu durum tedavi amacıyla değişik yollardan yapay olarak sağlanır ya da bazı hastalıklarda kendiliğinden ortaya çıkar. Bazı akıl hastalıklarında (histeride kural olarak, şizofreni, kaygı ve melankoli krizlerinde bazen görülebilir) ve siringomiyeli İle tabes dorsalis gibi nörolojik hastalıklarda ortaya çıkabilir. Ağrı yitimi bazı durumlarda ruhsal ya da sinir sistemi hastalıkları ile birlikte doğumsal olarak görülür. Ağrı yitimi tüm bedeni ya da belirli bir bölgesini tutabilir. Hastalıklardan bağımsız olarak ağrı algısının fizyolojik, ruhsal, bireysel ve ırka özgü bazı değişik koşullardan da etkilendiği unutulmamalıdır. Bir hastalık belirtisi olarak analjezi, ağrı duyusunu ileten yolların herhangi bir noktasındaki bir lezyona bağlı olabilir. Bu yollar ağrılı uyaranları çevrel alıcılardan Özgün sinir lifleri yoluyla beyindeki talamus bölgesine taşırlar. Tedavi amacıyla oluşturulan ağrı yitimi, ağrı kesiciler adı verilen bazı ilaçların kullanılmasıyla ya da akupunktur ve anestezi gibi daha karmaşık yöntemlerle elde edilir. Ayrıca ağrıyı ileten sinir yollarına talamus çekirdekleri de dahil olmak üzere çeşitli düzeylerde yapılan cerrahi girişimlerle analjezi sağlanabilir. yaptığı araştırma. Bu araştırma, hastayı doktora başvurmaya yönelten yakınmaları ve daha önce geçirilmiş hastalıkların bulgu ve belirtileri (hastanın özgeçmişi) kapsar. Ayrıca ruhsal ve bedensel gelişim evreleri, günlük yaşam ve beslenme alışkanlıkları, İş yaşamı vb ile yakın akrabaların geçirdikleri hastalıklarla ilgili bilgiler de (aile öyküsü) toplanarak araştırma tamamlanır. Anamnez, tanıya götüren temel bir işlemdir. Bazı durumlarda yalnızca anamnezden (hastadaki belirtilerden bağımsız olarak) doğru bir tanı koymaya yetecek veriler elde edilebilir. Aile anamnezİ, sıklıkla bir ailede birden fazla kişide görülen ya da özel bir biçimde geçiş gösteren kalıtsal hastalıklarda özellikle önemlidir.