Skleroderma hastalığı, sert deri anlamına gelen bir deri rahatsızlığıdır. Deri sertleşmesi görülen bu hastalıkta, deri parlaklaşır ve sertleşir. Hastalıkta en belirgin özellik derinin sertleşmesidir. Deri sertleşmesinde iki farklı durum gözlemlenir. 

Lokal skleroderma, hastalığı bölgesel olarak deri ve deri altı dokuları ile sınırlandırır. Diğer bir skleroderma türünde ise, hastalığın tutulumunu yaptığı alan oldukça geniş çaplıdır. Bu tutulum yalnızca deriyi değil, iç organları da tutarak etkileyebilir. İç organları etkileyen bu tutulum, midede yanma, soluk almada zorluk çekme ve kan basıncının yükselmesi gibi problemlere yol açabilir. 

Skleroderma, esneklik kayıplarına yol açacak biçimde, derinin özellikle de kollarda, yüzde ya da ellerde kalınlaşıp gerilmesi, özellikle sabah saatlerinde görülen şişkin eller ve ayaklar, eklemde ağrı ve eklem tutukluğuna yol açabilir. Aynı zamanda ilerleyen sistemik sertleşme hastalığı olarak bilinen deri sertleşmesi, sadece derinin sertleşmesine neden olmakla kalmayıp, etkilenen dokuların da kalıcı olarak parlayıp gerilmesine sebep olur. 

Skleroderma, genellikle ilk belirtilerin ortaya çıkmasından iki yıl sonra ciltte kalınlaşma ve sertleşmeye neden olur. Hastalık genellikle sürekli ilerleme gösterir. Nadiren de olsa, ellerin kapanmasını engelleyecek boyutlara ulaşabilir. Yüksek tansiyon, akciğer problemleri, böbrek yetersizliği, sindirim sistemi sorunlarına bağlı oluşan beslenme yetersizliği gibi belirtiler iç organ tutulmasının sonucu olarak gelişir. 

Skleroderma tedavisi planı hastalığın ciddiyet derecesine göre belirlenerek yapılır. İlaç tedavisi de, hastalığın belirtilerine göre uygulanır. Hastalığın deriyi etkilediği durumlarda egzersiz yapılması şarttır. Yapılan hareketler, tutulma etkisini sınırlayarak kan akışının sürdürülmesine yardımcı olur.