Yaşlılık ve ev kazaları

Yaşlılık, yaşlanma sürecinin belirli bir yaştan ölüme kadar uzanan kesitini nitelendiren bir durumdur. Dünya Sağlık Örgütü 65 yaşı, yaşlılığın başlangıcı olarak kabul etmiştir. Türkiye genç bir nüfusa sahip olmakla birlikte, 65 yaş üzerindeki kişilerin toplam nüfusa oranı, 2025 yılında % 10 civarında olacaktır. İnsan ömrünün uzaması ve bunun sonucu olarak toplumdaki yaşlı nüfusunun artması nedeniyle, yaşlılık ve yaşlıların sorunları günümüzde daha fazla önem kazanmıştır.  Yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan bazı fizyolojik değişiklikler ve kronik hastalıklar da göz önüne alındığında, yaşlılar özellikle evlerinde yalnız yaşayanlar; her an bir kaza riskiyle karşı karşıyadırlar. Her yıl birçok yaşlı evlerinde ya da evlerinin yakın çevresinde travmaya uğramaktadır. Ev kazaların oluş nedenleri incelendiğinde, büyük kısmının bilgisizlik, tedbirsizlik, ihmal gibi önlenebilir hatalardan kaynaklandığı bildirilmektedir. Ev kazaları açısından riskli bir grup olan yaşlıların en fazla oturma odasında kaza geçirdikleri belirlenmiştir. Ev kazalarına tedbir olarak;

Yeterli aydınlatma sağlanmalı,
Odadaki fazlalıklar, dağınıklık yapan eşyalar mümkün olduğu kadar azaltılmalı, eşyalar geçişe engel olmayacak şekilde düzenlenmeli, 
Halı ve kilimler mümkünse yere sabitleştirilmeli ve kayganlığı engellenmeli, Ortaklıkta elektrik kabloları bulunmamalı, eşik olmamalı, 
Evlerde çocuk oyuncakları, bilyeler, kolayca yuvarlanarak kaymaya yol açabilecek malzemeler ortalıkta bırakılmamalı,
Kapılarda yuvarlak kapı tokmağı yerine kertiği olan kapı kolları tercih edilmeli,
Rakamları kolayca seçilen telefonlar tercih edilmeli ,
Elektrik düğmelerinin kullanımının kolay ve ulaşılabilir yerde olması gibi önlemler alınabilir.
 
Yaşlılık döneminde kazalar sakatlık ve ölüm nedeni olabilmektedir. Yaşlılar zamanlarının büyük bir kısmını evde geçirmeleri nedeniyle ev kazalarına daha fazla maruz kalmaktadır. Yaşlıların can güvenliği ihmale bırakılmamalıdır.