Böbrek taşı ameliyatında seçilecek yöntem belirlenirken taşın büyüklüğü, bulunduğu yer, yapısı ve sayısı büyük önem taşır. Böbrek taşı tedavisi uygulanan hastalar yaşam stillerinde bazı değişiklikler yapmazlarsa hastalığın tekrarlama riski oldukça yükselir. Düzenli spor yapılması, bol su tüketilmesi tedavinin daha sağlıklı ilerlemesini sağlayan faktörlerdendir.

1. Küçük taşların tedavisi

Boyları 5 mm’nin altında olan böbrek taşları kendiliğinden düşerler. Bol miktarda su tüketmek ve hareket etmek taşların düşmesinde son derece yardımcı olur. Boyları 5 mm’nin üzerindeki taşlar için ise operasyon uygulanır.

2. Tıkanıklıkların ortadan kaldırılması

Boyutu tıkanıklık yapacak kadar büyük olan taşların, tıkanıklık yapmamaları için üreter krateri takılır. Bu sayede ağrı kesicilerle geçmeyen ağrılar da dindirilmeye çalışılır.

3. Şok dalgaları ile taşın kırılması

Taş kırma yöntemi pek çok hastada uygulanır. Bu yöntemde ultrason ya da röntgen ışınları kullanılır. Enerjisi oldukça yüksek olan şok dalgaları taşlara yönlendirilerek iç organlara ve cilde zarar vermeden taşları küçük parçalara ayırır. Küçük parçalara ayrılan taşlar da idrar yolu ile dışarı atılır.

4. Kapalı yöntem ile taşın çıkarılması

Taş kırma yöntemine karşı dirençli olan taşlar ya da komplike olmuş, büyük taşlar böbrek içerisine cilt üzerinden yerleştirilen tüp kullanılarak çıkarılırlar. Bu ameliyat sırasında çok ince teleskopik aletler kullanılarak taşa direkt ulaşılması sağlanır.

5. Üreteroskopi yöntemi le taşın çıkarılması

Bu yöntemde taşa ulaşmak için esnek ve ince bir teleskopik alet kullanılarak idrar borusundan geçilir. Taşın çok büyük olduğu durumlarda ekstra cihazlar kullanılarak taşın kırılması sağlanır. Ufak parçalara ayrılan taş kolay bir şekilde dışarı atılabilir.

6. Tedavi sonrası dikkat edilmelidir

Hastalığın tekrarlamaması için tedaviden sonra dikkat edilmesi gereken bazı konular vardır. Çay, kahve ve kola tüketimi azaltılmalı, aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalı, düzenli spor özellikle de kısa yürüyüşler yapılmalıdır.

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akıncı