Gebelerde bel ağrısı ve bel fıtığı

Yaklaşık olarak gebelerin yüzde 40 ile yüzde 60’ı arasında gebelikten kaynaklı bel ağrıları görülebilmektedir. Fakat gebelerin sadece yüzde 15-20 kadarı günlük hayatı olumsuz etkileyecek kadar şiddetli bir bel ağrısı yaşar.  Daha da önemlisi bacak ve bel ağrısına neden olamayacak kadar küçük fıtıklar genellikle gebelikten dolayı bel ağrılarına neden açabilir. Gebelik döneminde yaşanan bu tür bel ağrılarının sebebi alınan kilolardan kaynaklı değildir. Bu dönemde gerçekleşen bel ağrılarının sebebi tam olarak bir açıklığa kavuşmuş değildir. Ancak bel çukuru, hormonlardan kaynaklı bel bağlarında oluşan gevşeklik, ayağa vuran statik ağrılar, uterusun darlığı bel fıtığına bağlı sinir baskılanması gibi birçok etken ağrılara sebebiyet verebilir. Kilo alımının dışında özellikle bir diğer sebepte progestron hormonlarının eklemler üzerinde yarattığı esnemeler ve yumuşamalardır.  

Hamilelikte yaşanan bel fıtığı birçok zorlukları da beraberinde getiren özel bir durumdur. Bel fıtığı ve hamilelik bir araya geldiğinde doktor ve hastanın da işi oldukça zor bir hal almaktadır. Çünkü zorluk daha teşhisin konulmasından itibaren başlamaktadır. Gebelik döneminde, fıtık tedavisinde rutin olarak gerçekleştirilen tomografi ve direkt röntgenlerin salgıladığı radyasyonlar bebek için ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Çok büyük bir zorunluluk bulunmadıkça tedavi sürecinde teşhis ve tedavi metotları mümkünse doğum sonrası döneme erteleniyor. Mutlak bir gereklilik duyuluyorsa ses dalgaları kullanılarak çekim yapmak (Manyetik Rezonans) ile görüntülenme sağlanabilir. MR cihazı radyasyon salgılamadığından, kullanılması bebek ve anne sağlığını olumsuz etkilemez. Gebelik döneminde oluşan bel fıtığının tedavisi, doktor kontrolleri altında uygulanan fizik tedavi, ilaç kullanımı ve istirahat ile tedavi edilmeye çalışılır. Çok gerek kalınmadıkça cerrahi bir müdahale yapılmaz ve özellikle açık bel fıtığı ameliyatlarının yapılması tavsiye edilmez. Fakat aşırı bel ve bacak ağrıları, erken ve sağlıksız bir doğuma da neden olabilir. Mutlak bir müdahale gerekiyorsa eğer bu, epidural ve spinal anestezi ile yapılmalıdır. İleri derece şikâyetlerin yaşanması durumunda, kalıcı sinir hasarlarından şüphelenilebilir o zaman mikro cerrahi sayesinde bel fıtığı ameliyatı gerçekleşebilir.  Ameliyat sonrası hastaya uygun yatma ve oturma pozisyonları verilerek bebeğin ve karnının sıkışmaması önlenir. Hastanemizde bu yöntemle yapılan müdahalelerde şimdiye kadar bir problem görülmemesiyle tüm hastalar gebelik sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamıştır. Ameliyat sonrası istirahat süresi normalden biraz daha uzun tutulmalıdır. Ameliyattan en az 3 hafta sonra Kadın doğum uzmanlarının koordineli olarak egzersiz programı hazırlamalı ve gebelik dönemindeki bireylerde buna göre hareket etmelidirler. Ayrıca gebelik sırasında ameliyat geçirmiş kişilerin normal doğum yapmasında hiçbir sakınca bulunmamaktadır.