En önemli organlardan biri olan böbrekler,  vücudun her iki tarafında bulunur. Karnın arka kısmında yer alan böbrekler kanı süzerek, idrar üretimini sağlar. Böbrek kanserleri, böbreklerin idrarı üreten bölümlerinin kanser hücrelerinin istilasına uğraması ve idrar toplayıcı sistemde oluşan tümörler ile meydana gelir. Böbrek kanserleri oluşum türü ve yapı olarak, havuzcuktan ve idrar üretiminden olmak üzere ikiye ayrılır. 

Böbrek tümörleri, kişinin sigara içmesi, bazı kimyasal maddelere maruz kalması ve genetik faktörlere bağlı olarak daha sık görülebilmektedir. Böbrek kanseri olan bireyler idrar sisteminde meydana gelen sorunlar sonucu, idrarda yanma, idrar yapma esnasında kanama gibi problemlerle karşılaşırlar.

Günümüzde böbrek kanseri teşhisinde birçok yönteme başvurulmaktadır. Hastaların şikâyetçi olduğu en az karşılaşılan belirtiler inatçı öksürük, nefes alıp vermede güçlük çekme, kemiklerde ağrı duyma şeklindedir. Fakat görüntüleme yöntemlerinin gelişmesi ile birlikte artık rastlantısal olarak da hasta şikâyeti dışında, böbrek tümörleri teşhisi konulmaktadır. Böbrek tümörlerinde erken tanı, tedaviye oldukça hızlı başlanması açısından çok önemlidir. Karın ultrasonografisi ile böbreklerde oluşabilecek kitleler tespit edilebilmekte, böbrek parankim kanseri erken teşhis yardımı ile önlenebilmektedir. Böbrek tümörü şüphesi duyulan hastalar, ikinci tanı yöntemleri ile daha ileri düzeyde değerlendirilmeye alınır. Bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans gibi ileri görüntüleme yöntemleri ile kesin tanı konulur. 

Böbrek tümörlerinin en fazla zarar verdiği organ akciğerdir. Diğerleri ise sırasıyla karaciğer, kemikler, böbrek üstü bezleri, beyin ve lenf düğümleridir. Böbrek tümörleri yayılma gösterdiği müddetçe diğer organların da zarar görme riski artar. 

Böbrek kanser türü olan parankim, yani idrar üreten bölgelerin kanserleşmesi sürecinde uygulanacak tedavi yöntemi, tümörün cerrahi işlemler yardımı ile çıkarılmasıdır. Gelişen cerrahi yöntemler ile açık cerrahi ameliyata gerek kalmadan, robotik cerrahi uygulanabilmektedir. Kapalı olan bu yöntemler uygulandığında yara izi kalma olasılığı açık ameliyatlara göre daha az olmakta, kan kaybı oldukça az olmakta ve kişiler gündelik yaşamlarına daha kolay dönebilmektedirler. 

Böbrek parankim kanserinin tedavisi yapılırken, kemoterapi ve radyoterapi oldukça az kullanılır. Radyoterapi yöntemi genellikle kemik ya da beyin kanseri gibi hastalıklarda kullanılır.